Dua, insanla Allah arasında görünmeyen bir köprüdür.
Rüyada dua ettiğini görmek, kalbin gerçekten konuştuğu, niyetin saf olduğu bir dönemi simgeler.
Sessiz dua, gizli bir isteğin yakında gerçekleşeceğini;
yüksek sesle dua, duaların kabulü ve ilahi destek anlamına gelir.
Ellerini semaya kaldırmak, yardım istemek;
gözyaşlarıyla dua etmek, kalp ferahlığı ve affedilme demektir.
Dua ederken huzur hissediyorsan, Allah “duanı duydum” demiştir.
Kur’an’da Allah buyurur:
“Kullarım sana beni sorduklarında (bil ki) ben onlara çok yakınım.
Bana dua edenin duasına karşılık veririm.” (Bakara, 186)
Bu nedenle rüyada dua etmek, Rabbinin davetine icabet ettiğini gösterir.
İbn Sîrîn’e göre rüyada dua, müjde, tövbe, affedilme ve kısmetin açılması demektir.
Yağmur altında dua etmek, rahmetin inmediğinin işareti değildir; çünkü rahmet zaten üzerindedir.
Toplu dua, hayırlı bir birleşim veya toplu sevinç;
yalnız dua, samimiyet ve içsel huzur demektir.
Freud’a göre dua, güven ve teslimiyet arayışıdır.
Jung’a göre ise dua, “ruhun kendini Tanrı’ya hatırlatmasıdır.”
Bu rüya, korkuların azaldığı, inancın güçlendiği bir döneme girişin habercisidir.
Yağmur altında dua etmek: Rahmet, kabul.
Ellerini açmak: Yardım, teslimiyet.
Secdede dua etmek: Huzur, bağışlanma.
Dua ederken ağlamak: Günahların silinmesi.
Toplu dua: Hayırlı birleşim, müjde.
“Dua, Allah’a yazdığın mektubun imzasız hâlidir — çünkü O zaten biliyor kimden geldiğini.”
“Rabbim, ellerim boşsa bile kalbimi dolu bırak;
sesim çıkmazsa bile halimi duy.”
Rüyada dua etmek, affedilme, umut ve ilahi yakınlık demektir.
Allah “Bekle, zamanı geldiğinde duanı ben yapacağım” der gibidir.
“Dua bitince değil, kalpte başlayınca kabul olur.”